Safranbolu Evde Masaj Hizmeti – Masör Ece
Safranbolu Evde Masaj Hizmeti – Masör Ece
Safranbolu Evde Masaj aklına gelirdi ki bu? Deneyimlere rağmen uçup gidiyor, otomobilden yavaşça inerken giysinin bir yere takılma riski aşağıya atlarkenki kadar büyük değildir. Ama neticeta, arabaya binen genç kızlar için daima bir risk vardır, sonucunda orada kalmaya başlarlar. Danteller ve kurdelalar gider ve bunun sonu budur. Kimse bir şey görmemiştir; muhakkak, gözlerine kadar pelerinle örtünmüş karanlık bir tip belirir. Nerden geldiği görünmez, ışık doğrudan göze gelir, siz sokak kapısından girmek üzereyken adam aniden sizin yanınızdan geçer. Tam da bu kritik anda, yan bir bakış hedefini bulur.
Safranbolu Evde Masaj kızarır, yüreğiniz tek bir solukla rahatlayamayacak kadar kabarır, bakışlarınızda öfke vardır, kibirli bir aşağılama; gözlerinizde bir yakarış, bir gözyaşı vardır; ikisi de aynı derecede güzel, ikisini de aynı derecede kendi hakkım olarak kabul ediyorum, çünkü ben pekâlâ biri de olabilirim, öteki de. Fakat ben haylazımdır da – evin numarası kaçtı? Ne görüyorum? Süslerin bir pencere şovu; bilinmeyen güzelim, belki benim için çok ayıp ama ışığın yolunu izliyorum.
Safranbolu Evde Masaj
Safranbolu Evde Masaj neyin geçtiğini unuttu. Ah, evet, onyedi yaşında, alışverişe gidildiğinde, dokunulan minik büyük her şeyin anlatılamaz bir neşe verdiği bu mutlu çağda her şey çabucak unutulur. Kız hâlâ görmedi. Tezgâhın ta öte başlangıcında tek başıma ayakta duruyorum. Karşı duvarda bir ayna asılı. O aynayı düşünmüyor ama ayna onu düşünüyor. Onun görüntüsüne karşı sadakati, sadık kalmış olarak bağlılığım gösteren uysal bir köleninki gibi; kadının, kendisi için çok şey ifade etmesine karşın kendisi kadın için hiçbir şey ifade etmeyen bir kölenin, onu kavramaya bir ihtimal cesaret edebilecek, ama onu anlamaya kalkışmayacak bir kölenin.
O zavallı ayna, onun ancak görüntüsünü ele geçirebilir, kendisini değil; o zavallı ayna onun görüntüsünü gizli derinliklerinde tüm dünyadan gizleyemez, üstelik tam tersine, şu anda bana olduğu gibi, ele vermek zorundadır. Eğer bunu icra eden bir insan olsaydı, ne büyük işkence olurdu. Ama esasen böyle pek çok fert yok mudur? Onu başkalarına gösterdikleri ânın haricinde hiçbir şeye haiz olmayan, özü değil de yalnızca yüzeyi kavrayan, özü ortaya çıkmak istediği zaman her şeyini yitiren insanlar. Tıpkı aynanın, kızın görüntüsünü, yüreğini bir solukta ona açmaya kalkması halinde yitireceği gibi.
Eğer bir erkek, yanındayken bile güzelliğin resmim belleğinde tutamasaydı her zaman ondan uzakta durmak isterdi. Kucakladığı şeyin fiziksel gözün göremeyeceği kadar yakınında olmak istemezdi. Sadece onu uzağında tutarak bu güzelliği tekrar kazanabilir, ona fazla yaklaşıp göremeyecek dununa erişince de belleğindeki resmi gaslınde canlandırabilir; dudaklar birbirine yapıştığında olduğu gibi… Gene de, ne kadar güzel! Zavallı ayna, bu ona işkence olmalı! Senin kıskançlık nedir bilmemen ne güzel. Kızın başı kusursuz bir oval; başını birazcık öne doğru uzatıyor, böylece alnı da saf ve gururlu bir şekilde, görünürde hiçbir zekâ belirtisi taşımaksızın kalkıyor. Siyah saçları şefkatle örtüyor kaşlarını. Yüzü bir meyveye benziyor, geçiş hatları yusyuvarlak. Cildi saydam, dokununca kadife gibi, gözlerimle hissediyorum bunu.
Son yorumlar