Safranbolu Evde Masaj Hizmeti Masöz Eda

Safranbolu Evde Masaj

Waldermar Thranes Gate tarafındaki kaldırımdan bir adam ve bir kadın yavaş adımlarla onlara doğru geliyordu. Safranbolu Evde Masaj Harry, Sven ve Oleg asansörden çıkalı bir saat olmuştu. Yağmur yağıyordu. Marius’un odasından Harry’nin daha önce gördüğü yüksek bir huş ağacının altında kuru kalan çimenlerin üzerine kendilerini atmışlardı. Harry derhal Dagbladet’i arayarak o sırada nöbetçi olan muhabirle mevzuştu. Ve peşinden Bjarne Møller’i arayarak ona olanları anlattı ve Øystein Eikeland’ın nerede bulunduğunun bulunması için telefonunun takibe alınmasını söylemiş oldu. Son olarak Rakel’i aradı ve onu uyandırdı.

Yirmi dakika sonrasında öğrenci yurdunun önü patlayan flaşlar, kamera ışıkları ve polis lambalarıyla her zamanki bildik görüntüyü almıştı. Harry, Oleg ve Sven huş ağacının altında oturmuş onların içeri girip çıkmalarını izliyorlardı. Sonrasında Harry sigarasını söndürdü. “Ah, iyi, ” dedi Sven. “‘Karakter’ , ” dedi Harry. Sven başıyla onaylayarak, “Bunu unutmuşum, ” dedi. Ve sonrasında beraber meydana doğru yürümeye başladılar ve Bjarne Møller koşup onları aceleyle bir polis arabasına bindirdi. İlk olarak Polis merkezinde kısa bir polis sorgusunun, ya da Møller’in kibarlık edip ‘bilgilendirme toplantısı dediği sorgulamanın peşinden,

Safranbolu Evde Masaj

Sven yeniden nezaret altına alındı. Harry, iki üniformalı polisin hücresinin önünde 24 saat nöbet tutması mevzusunda ısrar etti. Buna birazcık şaşırmış görünen Møller kaçma riskinin hakkaten bu kadar fazla mı olduğunu organize ettiğinü sordu. Harry başını iki yana sallayınca başka bir kelime etmeden denileni yaptı. Ve sonrasında Oleg’i eve bırakması için bir üniformalı polis ve otomobil ayarladılar. Uelands Gate’de orta yaşlı bir çiftin trafik ışıklarının bip sesiyle karşıdan karşıya geçmesi gecenin dinginliğini bozan tek şeydi. Hanım kocasının ceketini almış kendisini yağmurdan korumaya çalışıyordu. Adamın gömleği vücuduna yapışmış ve yüksek sesle gülüyordu. Harry bu sahneyi bir yerlerden hatırlıyordu. Yeşil yandı. Çift gözden kaybolmadan önce Harry kadının kızıl saçlarını fark etti. Vinderen’i geçtiklerinde yağmur ansızın dinmişti. Sahne perdeleri gibi bulutlar iki yana çekilmiş ve Oslo fiyordunun simsiyah semande, tam tepelerinde yeni ay parlıyordu. “Nihayet, ” dedi Møller arka koltuğa doğru dönerek.